Yeni oyunun ilk dakikaları bazen kendi başına bir karar kalabalığıdır: Parlaklık, altyazı, kamera, zorluk ve kontrol tuşları. Başlangıcı daha rahat geçirmek için her şeyi önceden çözmeye çalışmak yerine, o oturumda neyi öğrenmek istediğini seçebilirsin. Bu metin bir kutu açılışı veya çekilmiş oynanış kaydı değil, ilk oturum için editoryal bir rehberdir.
Önce okumayı ve duymayı kolaylaştır
Altyazı boyutunu, konuşma ve efekt seslerini, kamera hassasiyetini gözden geçir. Seçenekler oyundan oyuna değişir; menüde bulunmayan bir özelliği varmış gibi kabul etme. Amacın tek bir evrensel ayara ulaşmak değil, oyunun verdiği bilgiyi rahat takip edebilmek.
İlk hedefin oyunun dilini öğrenmek olsun
Her sistemi ilk oturumda tüketmek zorunda değilsin. Hareket, etkileşim ve temel savaşın nasıl hissettirdiğine odaklan. Bir öğretici bölüm varsa yalnızca düğmeleri ezberlemek için değil, oyunun hangi davranışı ödüllendirdiğini görmek için kullan.
Rehbere ne zaman bakmalı?
Bir bulmaca oyununda cevabı öğrenmek, keşfin bir bölümünü geri alamayacağın biçimde değiştirebilir. Bir rol yapma oyunundaysa bir sistem açıklamasını okumak, tercih yapmanı kolaylaştırabilir. Yardım aramadan önce sorunu tek cümleyle tanımla: “Nereye gitmeliyim?” yerine “Bu simge ne anlama geliyor?” diye sormak, ihtiyacın kadar bilgiye ulaşmanı sağlayabilir.
Kayıt alışkanlığını oyuna göre kur
Oyunun otomatik kayıt göstergesini ve menüde sunduğu seçenekleri öğren. Her oyunda manuel kayıt bulunduğunu varsayma. Oturumu kapatmadan önce mevcut hedefini ve denemek istediğin bir şeyi not et. Ertesi gün ekrana döndüğünde ilk beş dakikayı ne yapacağını hatırlamaya ayırmamış olursun.
Bir sonraki oturuma tek soru bırak
“Bu oyunu bitirecek miyim?” kararı için bazen erkendir. Onun yerine “Şu köşedeki yolu merak ediyor muyum?” veya “Bu savaş biçimini biraz daha öğrenmek istiyor muyum?” diye sor. Küçük bir merak, ilerlemek için yeterli olabilir.
Sen yeni bir oyunda ilk olarak menülere mi bakarsın, doğrudan dünyaya mı girersin?
